Eleştiri Nedir?

Eleştiri Nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Tanım: Herhangi bir sanat eserinin güçlü ve zayıf yanlarını ortaya koyarak okuyucunun zihninde eser hakkında çok yönlü bir bakış açısı oluşturmak isteyen yazılardır.

Her şeyden önce eleştiriyi yapan kişinin eleştireceği eser ile o eser ayarındaki başka yapıtlar hakkında da geniş bir bilgi birikimine sahip olması gerekir. Bir sanat eseri hakkında eleştiri yapan kişiye “eleştirmen” adı verilir. Eleştirmen okuyucuyu bilgilendirerek ona farklı bir bakış açısı sağlar. Eleştirilen eserlerin sanatçıları eleştiriler sayesinde doğru ve yanlış yanlarını tespit ederler ve bu doğrultularda kendilerini yenilerler. Eleştirilerde cümleler açık ve anlaşılır olmak zorundadır. Eleştirmen hiçbir yanlış anlamaya sebep olmamalıdır. Eleştirmen, eleştireceği eseri meydana getirildiği zamana dilimi ve şartları göz önünde bulundurarak eleştirmelidir. Örneğin ilk edebi romanımız olan İntibah’ı günümüz roman anlayışına göre eleştirmek son derece yanlış bir tutumdur. Eleştirmen eleştireceği eseri ilk önce kısaca tanıtmalıdır. Daha sonra eserin artı ve eksilerini okuyucusuna anlatmalı, eserle alakalı başka yapıtlardan örnekler vermelidir.

ELEŞTİRİ TÜRLERİ

Tarihi Eleştiri: Bu eleştiri de incelenen eser yazıldığı çağa ya da döneme göre ele alınır. Tarihi eleştirilerde yazar belge ve kaynaklara başvurur. Eserin ait olduğu zaman diliminin özelliklerini, zevk ve anlayışını irdeleyerek eleştirisini yapar.

İzlenimsel Eleştiri; Edebi eserlerin okuyucuda bıraktığı etki ve izlenimlerden yola çıkarak yapılan eleştirilerdir. Burada eleştirmen tamamıyla bağımsızdır. Okuduğu esere yönelik beğenilerini ya da eleştirilerini, kendisinde bıraktığı izlenimleri okuyucuya ulaştırır.

Dilbilimsel Eleştiri; Söz konusu olan eser kullanılan dil, yazım ve noktalama, üslup gibi yönlerden eleştirilir. Çünkü edebi eserler her şeyden önce dil ürünleridir. Yazarın anlattıkları kadar nasıl anlattığının da önemli olduğu bu eleştiri “yapısal eleştiri” olarak da anılır.

Sponsorlu Bağlantılar

Biyografik Eleştiri; Bu tip eleştirilerde önemli olan yazar ve eseri arasındaki ilişkidir. Yazarın hangi durumlarda eserini kaleme aldığı, yazarın yaşam özellikleri ortaya konulur. Ruhbilimsel eleştiriden farkı yazarın ruhsal yönden değil yaşam özellikleri yönüyle incelemesidir.

Çok Yönlü(Eklektik) Eleştiri; Bu çeşit eleştirilerde sanat eseri bir çok yönden eleştirilir. Birçok bilim dalına ait özellikler farklı alanlardan bir bakış açısı sağlanması amacıyla kullanılır. Eleştirmen incelediği eseri sadece insan bilimleri ile alakalı olarak değil doğal ve deneysel bilimlerden de yararlanarak açıklama gayreti içindedir.

Topluma Yönelik Eleştiri; Toplumun herhangi bir yönünün eleştirisi yapılır. Genellikle aksak olan yönlerin eleştirisinin yapıldığı topluma yönelik eleştirilerde eleştirmen, incelediği eserin yazıldığı dönemin toplumsal özelliklerinin yansıttığı bir belge olarak bakar. Eser toplumsal şartlara göre incelenir.

Ruhbilimsel Eleştiri; Sanatçının ruhsal yaşantısıyla eserdeki kişilerin psikolojik yönlerinin ilişkisinin irdelendiği eleştiri türüdür. Eleştirmen eserin yazarının duygularını, içgüdülerini ortaya koyarken bir yandan da eserdeki şahıs kadrosunun ruhsal açıdan betimlemesini yapar.

TÜRK EDEBİYATINDA ELEŞTİRİ; Dünya edebiyatında Aristo’nun sanat hakkındaki düşüncelerine yer verdiği “Poetika” adlı eseri eleştiri türünün örneklerinin görüldüğü ilk eser olarak kabul edilebilir. Modern anlamda eleştiri olarak Fransa’da Anatole France, Hippolyte Taine Almanya’da Herman Bahr, İngiltere’de T.S. Eliot eleştiri türünün önemli sanatçılarıdır. Edebiyatımızda eleştiri türünün ilk örneklerine Divan edebiyatı döneminde yazılan “Şuara Tezkireleri”nde rastlanır. Eleştiri Batılı anlamda ise ilk defa Tanzimat ile birlikte edebiyatımıza girmiştir. Batılı anlamda ve bağımsız bir tür olarak ilk eleştiri örneği Namık Kemal’in Tasvir-i Efkar gazetesinde yayınlanan “Lisan-ı Osmani’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülahazatı Şamildir” başlıklı yazıdır. Tanzimat yıllarında esere yönelik eleştiri pek fazla gelişmemiş, Recaizade Mahmut Ekrem ve Muallim Naci’de görüldüğü gibi “eski-yeni” tartışmaları çevresinde oluşmuştur. Servet-i Fünun ve Milli Edebiyat dönemlerinde gelişmeler gösteren eleştiri, asıl önemini Cumhuriyet Dönemi’nde kazanmıştır. Ziya Paşa, Recaizade Mahmut Ekrem, Muallim Naci, Hüseyin Cahit, Cenap Şehabettin, Ali Canip Yöntem, Nurullah Ataç gibi sanatçılar eleştiri türünde eserler vermişlerdir. Son dönemlerde ise Fethi Naci, Berna Moran, Selim İleri, Doğan Hızlan, Asım Bezirci, Mehmet Kaplan eleştiri türünde ön plana çıkmış yazarlardır.

Sponsorlu Bağlantılar

Daha önceden paylaşılan Anonim Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri (Mani) başlıklı yazı da anonim halk edebiyatı nazım biçimleri ağıt örnekleri, anonim halk edebiyatı nazım biçimleri kaça ayrılır ve anonim halk edebiyatı nazım şekilleri ağıt hakkında bilgiler verildi. İstersen bir göz at.

☄️ Aklına takılanları yaz ve rahatla, sorularınızı bekliyoruz. 😊

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

  1. Eleştirmeden önce bu yazıyı okunması faydalı olur

  2. Teşekkürler hocam yararlı oldu bu tekrar çok teşekkürler