Klasisizm Nedir?

Klasisizm Nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Klâsisizm 17. yy.da Fransa’da ortaya çıkmıştır.

Etkili olduğu yıllar göz önüne alınarak “1660 ekolü” diye de adlandırılmıştır.

“Klâsisizm”, kelime itibari ile kuralcı sanat yolu demektir.

Batı sanat tarihinin en uzun omurlu akımıdır.

Klasizmin ortaya çıkışında ’17. yüzyılda Fransa’nın içinde bulunduğu sosyo ekonomik yapı, siyasal koşullar ve “Düşünüyorum, o halde varım.” ilkesi ile şöhret bulmuş olan, gerçeğin yalnızca akılla algılanabileceği düşüncesini benimseyen Rasyonalizm akımı etkili olmuştur.

Ayrıca 1635’te Fransız dil ve edebiyatını yönlendirmek üzere Fransız Akademisi’nin kurulması, 17. yüzyılda Fransız kralı 14. Louis’in derebeylerin hâkimiyetini ortadan kaldırarak güçlü bir merkezi otorite kurarak huzur ortamı sağlaması ve bunun edebiyata da yansıması Klâsisizm akımının doğmasını sağlamıştır.

Klâsisizmin en önemli özelliği akıl ve sağduyuyu ön plana çıkarmasıdır. Onlara göre akıl dışında insani doğruya götürecek bir şey yoktur. Gerçek, sadece akil yoluyla bulunur. Duygular aldatıcı ve gelip geçicidir. Akıl ise daimi ve en değerli şeydir. Bir edebî eserin değeri ve güzelliği akla ve sağduyuya uygun olmasından kaynaklanır.

Klasik sanatçıları Eski Yunan ve Lâtin edebiyatlarını kendilerine örnek olarak almışlar ve işledikleri konuları da bu çevreden seçmişlerdir. Amaç eskideki klasik eserleri yaşatmaktır.

Doğa/tabiat kavramı klasikler için önemlidir. Tabiat gerçektir ve sanatçılar gerçek olan tabiatı taklit etmeye çalışmalıdırlar. Ancak klâsisizmde anlatılan tabiat dış dünya tabiatı değil insanın tabiatı yani insanın iç alemidir. Eserlerde özel olarak tek tek bireylerin tabiatının taklidi ele alınmamış, evrensel insan tabiatı üzerinde durulmuştur.

Gerçeğe benzerlik yoluyla uyulmasının önemini dile getiren klasikler için “taklit” önemlidir. işlenen konunun gerçek olmasından çok gerçeğe benzer olması önemlidir. Aristo, sanatçının ödevinin gerçekte olan şey değil tersine olabilecek olan şeyi dile getirmek olduğunu söylemiştir. Bu nedenle Klâsisizm’de efsaneye, olağanüstülüğe fanteziye yer yoktur.

Sponsorlu Bağlantılar

Klâsisizm özellikle tiyatro ve şiirde başarılı olmuş bir akımdır.

Klâsisizm ferdi olanın değil genel olanın, mahalli ve milli olanın değil evrensel olanın, belli bir zamanın değil bütün zamanların peşindedir.

Bu edebiyattaki eserlerde özellikle insan ön plândadır. İnsan dışındaki varlıklar, giyim kuşam, dekor, dünya ikinci plândadır.

Klâsisizmde sanatçılar eserlerinde kişiliklerini gizlemişlerdir. Onlara göre herhangi bir şahıs değil genel insan tabiatı önemli olduğu için sanatçı kendi eserinde hayatından, acılarından, duygularından bahsetmez.

Klâsisizm, sanatın ahlaki ve eğitici bir yanının olduğunu düşünür. Eserlerin ahlaka uygun olması ve bunu zevk vererek anlatması önemlidir. Üst düzey bir kahraman dahi ahlak dersi verilmek için kötü bir duruma düşürülebilmektedir.

Dine uygun eser vermenin evrensele aykırı olacağı düşünüldüğü için din dışı bir anlayış geliştirilmiştir.

Klâsisizme göre yalnızca aklını ve iradesini kullanabilen insanlar seçkindir. Bu nedenle kahramanlar toplumun üst tabakasından, aristokrat kesimden seçilmiştir. Kusurlu kişilere, aklını ve iradesini kullanamayan çocuklara, delilere ve halktan kişilere eserlerde yer verilmemiştir. Seçkin ve olgun insanların ruh hâlleri incelenmiştir.

Klâsisizm edebiyattaki bütün türlerin birbirinden kesin olarak ayrılması gerektiğini düşünür.

Dil milli dilin en olgun biçimidir. Düşünceyi gölgede bırakacak, anlaşılmayı zorlaştıracak sanatkârane bir üslup tercih edilmez. Bayağılıktan, kaba sayılabilecek sözlerden uzak durulur.

Konu değil konunun işleniş biçimi önemli olduğu için aynı konuyu başka yazarlar tarafından tekrar işlenmiştir.

Bu dönemde didaktik şiir gelişmiş, lirik şiir duraklama dönemine girmiştir

 

AKIMIN ADI: Klasisizm
KELİME ANLAMI: Seçme/Kuralcılık
DOĞUŞ YILI: 17. yüzyıl
DOĞDUĞU YER: Fransa
TEMEL İLKESİ: Akıl ve sağduyuyu ön plana çıkarmak
TEMSİLCİLERİ: Corneille, Racine, Moliere, La Fonteine, La Rochefoucault, Le Bruyere, La Fayette, Boileau, Fenolenı Daniel Defoe, Pascal, Descartes
TÜRK EDEBİYATINDA TEMSİLCİLER: Şinasil Ahmet Vefik Paşa, Yusuf Kamil Paşa, Direktör Ali Bey

Sponsorlu Bağlantılar

Daha önceden paylaşılan Hümanizm Akımı başlıklı yazı da can yücel hümanizm, ceza hukukunda hümanizm ve ceza hukukunda hümanizm ilkesi hakkında bilgiler verildi. İstersen bir göz at.

☄️ Aklına takılanları yaz ve rahatla, sorularınızı bekliyoruz. 😊

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

  1. sitenizde edebiyat bilgisi olarak tam da istediklerimi buluyorum. anlatım tarzınızda hoşuma gidiyor. devamını bekliyoruz

  2. Gerçekten işime yaradı. Tam aradığımı buldum.

  3. Teşekkürler aslında bende bunu araştıtıyordum